Başlık için ne alaka diyebilirsiniz yada içeriğini merak edebilirsiniz ama kısaca özetlemek gerekirse hayatta hiçbirşeyden korkmayın ve daima savaşın. Ben 14 Mart'ta başlayan hayatımın bana göre en büyük sınavlarından birini geçen hafta 9 Eylül'de başarıyla verdim!
14 Mart'ın öncesinde bazı ağrılarım vardı. İlk başta pek önemsemedim, fakat bir iki gün sonra içime şüphe düşmesi ve internetten yaptığım araştırmaların sonucunda elde ettiğim bilgilerin pozitif olması nedeniyle doktor kontrolüne gitmeye karar verdim.
İlk gittiğimde bir iki test ve ultrason çekildi. Sonuçları alıp tekrar doktora gittiğimde doktorun vermiş olduğu tepki ve sözleri birbirine uyumlu değildi. Bende pek güvenmeyerek bir iki doktora ve internetten e-posta yazışmaları ile sonucun netleşmesini sağladım. Maalesef sonuç pozitifti tanı: Tümör. Gerek kendi bulduğum sonuçlar gerekse duyduklarım beni hiçbir zaman "acaba?" sorusuna yöneltmedi. Çevremdekilere sorduğunuzda genelde alacağınız yanıt pek ciddiye almayan daha çok gülen biriyimdir. Hareketlerimi hiç değiştirmedim. Tabii ki ufak tereddütler yaşamadım değil. Ama gelip geçiciydi hepsi. En son Ege Üniversitesi'nde 14 Nisan tarihinde ameliyat olmam kararına varıldı. En zor şey ve hep düşündüğüm konu bu durumu anneme nasıl açıklayacaktım. Belki hastalık bu kadar korkutmadı. Ama cesaretimi toplayıp kendisine anlattım. Haklı olarak şok geçirdi çok üzüldü ama kendisi çok güçlü bir insan ve bunun da üstesinden birlikte geldik.
Ameliyat ve sonrasında belli bir dönem geçirmek gerekiyordu. Ardından tekrar kontroller başladı. Bu sefer Kemoterapi(KT) görecekmiyim ve kaç kür görecektim bu konuda doktorlar yeni raporların doğrultusunda karar verdi.
Ege Üniversitesi Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Canfeza Sezgin Hocam ile tanıştım ve artık kendisinin uygulayacağı program eşliğinde bana hayat veren serumları yemeye başladım.
Bu tedavi kimilerine göre tehlikeli kimilerine göre değil ama tıp konusunda getiri/götürü durumuna bakıldığında eğer getirisi daha yüksek ve sonucu iyi birşeyse götürüsüne pek bakılmaz. Ama unutulmaması gereken bir konuda artık eskisi kadar çok değil bu hastalığın götürdükleri insanlardan.
Canfeza hocam 4 kür KT görmemi uygun gördü. Tedavi sırasınca bir sürü yan etki görme durumum vardı. Bunlar deride döküntüler, ağız içinde yaralar, saçların dökülmesi, halsizlik, mide bulantısı vs.. Saydıklarım en sık görülenleri ve ben hepsini yaşadım. Fakat her kür sonunda yapılan tahlillerde benim değerlerimin çabuk düzeldiği bizleri sevindiryordu. 3. küre geldiğimizde artık 4. küre gerek olmadığı durumumun düzeldiği haberi bize verilen ilk güzel haberdi. Ve tekrar kontrollerimin yapılması için 1 ay beklememiz gerekiyordu.
Bir ay sonunda yapılan PET/CT ve kan tahlillerinde herşeyin normal olduğu sonucu çıktı.
Doktorum Canfeza Bey'de bize sonunda beklediğimiz mutlu haberi vermişti.
Umarım bundan sonra kimsenin başına böyle bir şey gelmez.
Zor bir yaz dönemi geçirdim ama sonu güzel oldu.
Sizde savaşmaktan korkmayın..